ANKET
Hangi Otobüs Firmasından Memnunsunuz
YAZARLAR
Hami YILDIRIM
Bekir Seçil
Mustafa Erdoğmuş
PİYASALAR
DOLAR
1,7461
EURO
2,3192
IMKB
61.178
HAVA DURUMU
Ankara -6 / 0 °C
İstanbul 0 / 2 °C
İzmir -3 / 3 °C
Aydın -4 / 7 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Vedat Yavuz
Türkiyedeki Yasakçı zihniyet ile İsviçre Arasında Ne Fark Var
05.12.2009 12:25

Türkiyedeki Yasakçı zihniyet ile İsviçre Arasında Ne Fark Var

 

Batılı devletleri hep özgürlükçü, çağdaş, demokratik, insan haklarına saygılı olarak tanımlayanlar birkez daha yanılgıya düşmüşlerdir. 11 Eylül'ün ardından Avrupa ülkelerinde başlayan İslam düşmanlığı, karikatur kriziyle patlak verirken, zaman zaman cami kundaklama, zaman zaman ev baskınlarına zaman zaman suikastlere varan saldırılarla devam etti. 11 Eylülden sonra Avrupada yaşana Müslümanlar istenmeyen adam ilan edildi ve Müslümanları hem hukuki yönden hem de yasa dışı yollarla baskı altına almaya başladılar. Birçok Avrupalı liderlerde İslam karşıtlığına destek vermesi Avrupa'da yaşayan Müslümanların birçok hak ve özgürlüklerinin kısıtlanmasına neden oldu. Bunun en son örneği İsviçre'de yaşandı. Geçtiğimiz 29 Kasım 2009'da referanduma gidildi. Halkın yüzde 57,5'i minareli camiye hayır dedi. Bugün minereye karşı çıkanlar yarın camilere karşı çıkmayacağına kim garanti verebilir.

 

Danimarka'nın katiratur krizi, İsviçre'nin minare yapımına dur demesi, Hitler'i aratmayan, her fırsatta Türkleri aşağılamaktan çekinmeyen Sarkozy'nin bu yasağı savunması, Hollanda'da benzer bir girişimin son anda önlenmesi tüm bunlara bakıldığında Batının hak ve özgürlükler konusundaki iki yüzlüyüğünü ortaya koymakta. Yazımın başında da belirttiğim gibi Batılı devletleri hep özgürlükçü olarak tanımlayanlar bu olaylar karşısında ne söyleyeceklerini merak ediyorum.

           

            *                      *                      *                      *                      *

Minare yasağı konusunda beklenmedik küresel krize yol açan ‹sviçre, krizi çözmek için İsviçre Dışişleri Bakanı Micheline Calmy Rey, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'ndan yardım istemiş. Davutoğlu'da krizin bir an önce çüzülmesi için Rey'e tavsiyelerde bulunmuş. Rey'de, konunun öneminin farkında olduğunu belirterek, "Durumu düzeltme niyeti sezdim." demiş.

 

Rey kalkıpta “Yahu TANRI aşkına size ne oluyor. Siz önce kendinize bakın. Yüzde doksan dokuzu Müslüman olduğunuzu söylüyorsunuzda kamusal alan, laiklik değip bayanların başörtüsüyle uğraşıyorsunuz. Bizde başörtüsüne savaş açanlar hıristiyan ya sizinkiler onlara ne demeli. Biz caminin miraresiyle uğraşırken sizler caminin içindeki cemeatlerin çeteresini çıkartıyorsunuz. TSK'da, kamu alanlarında, okullarda namaz kılanları irticacı damgası vuruyorsunuz bu da yetmiyormuş gibi , tüm hukuki yolları kapatarak kişilerin hak ve özgürlüklerini engelliyorsunuz. Biz minareyle uğraşırken Üçlü koalisyon hükümetiniz minareden çıkan sesin dışarıdaki vatandaşları rahatsız ettiği gerekçesiyle ezan sesinin kısılması için uğraştı. Yıllardır inim inim inlettiğiniz meslek liselerine ne demeli. Üstüne vazife olmayan Baro, Danıştay'a başvuyor, Danıştay'da eşitlik ilkesi yok diyerek milyonlarca öğrencinin hakkını gasp ediyor. Bu da yetmezmiş gibi YÖK'ün katsayı davasını Genelkurmay'ın takip etmesine ne demeli. Biz Hıristiyan bir ülkeyiz. Siz ise Müslüman bir ülke. Siz önce kendinize bakın.” deyiverseydi abaca biz ne cevap verecektik.

 

Bu yazı toplam 670 defa okunmuştur
cevap
aydın a
aydın bey seni ne rahatsız ediyor böle anlamış değilim.bunları yaşadığımız için canımız yanıyor bazen.bize dokunmayan yılan binyıl yaşasın havasında olanlar korkarım gün gelecek nasibini alacaklar.ama bu yazının seni rahatsız etmesini merak ettim ki vedat beyin üstüne vazif olup olmadığına karar verdiğinize göre yüksek bi zaatsınız (!)..özgürüm namaz kılma şartlarını oluşturan heryerde kılarım buna karışmak kimsenin haddine değil asıl olan
22 Mart 2010 Pazartesi 16:40
.
Neslihan ÇETİN
'Halkın yüzde 57,5'i minareli camiye hayır" demiş. geriye kalan %42,50 minareye olumlu bakmış demektir hiç de azımsanacak bir rakam değil bence.Düşünsenize Türkiyede kilisede hergün çanlar çalınsın mı diye bir referanduma gidilse %5 bile olumlu bakan sayısı çıkmaz dı ve kıyametlerin kopması da cabası.Ne alaka çan ve minare kıyaslama yanlış demeyin bizim için minare neyse onllar için çanda odur.Bence fazlasıyla demokratik ve özgürlüçü bir toplummuş.(Buda bardağın dolu tarafıydı.)
25 Aralık 2009 Cuma 14:06
Tebrik
Süreyya
Vedat bey sizleri yazınızdan dolayı tebrik ediyorum. Sonuna kadar özgürlük sonuna kadar demokrasi. Allah yeryüzünü mescit kılmıştır. Bir müslüman uygun olan her yerde namazını kılar. Kalkıp birisi \"Ama ben Allah\'a inanmıyorum!\" diyebilir. Onunda bunu söyleme hakkı vardır. Taki benim düşüncelerime ve inancıma saygı göstersin bende onun düşüncelerine... Tabi at sabit fikirlilere söyleyecek sözümüz yok...
20 Aralık 2009 Pazar 11:28
yorum
aydın
namaz okulda kılınmaz camiye gidilir namaz kılmak için.barolar ve dolayısıyla avukatlar insanlar için uğraşır,sizin için benim için herkes için.dolayısıyla sizin üstünüze vazifede oldugunu düşünmüyorum.buda benim fikrim vedat bey.sorun katsayısa değil sorun beyinlerdeki zihniyette.bununda ne oldugunu biliyoruz.son paragrafınıza kesinlikle katılmıyorum...
12 Aralık 2009 Cumartesi 17:50
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK YORUMLANANLAR