ANKET
Hangi Otobüs Firmasından Memnunsunuz
YAZARLAR
Prof. Dr. Nazife Güngör
Prof. Dr. Yaşar Akça
Yrd. Doç. Dr. Haluk Erdem
Emrah Akbaş
Serkan Çiftci
Bekir Seçil
PİYASALAR
DOLAR
1,5105
EURO
1,9755
IMKB
60.737
HAVA DURUMU
Ankara 15 / 32 °C
İstanbul 20 / 28 °C
İzmir 20 / 35 °C
Aydın 18 / 35 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Seçil
Selamsız Sabah Olmasın!

SELAMSIZ SABAH OLMASIN!


Sabah beş civarıydı. Gün ışımamıştı. Tan yeri yeni ağırmakta idi. Ezan okunalı üç dakikayı geçmemişti . Sokakta in- cin top oynamaktaydı.  Temiz mis gibi bir hava vardı. Bahar havasıydı. Yinede sokaklar boştu.  Birkaç sokak köpeği çöpleri karıştırıyordu. Yürümeye devam ettim.  Az ilerde elinde soba küreği ile “Alim” belirdi. Çöplere karşı takıntılıydı. O yüzden soba küreğini elinden hiç bırakmazdı.  Alim bizim ilçenin yarı delisi sayılırdı.  Elinin biri felçliydi. Kıyafeti peşmurdeydi. Ama dilenmezdi. Herkes  O'nun ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla azdan çoktan verirdi. Ablası da onun bakımını  üstlenmişti. Yaşı 40 ın  üstündeydi ve benden oldukça büyük gösteriyordu.  Koskoca sokakta  selamlaşabildiğim tek kişi  Alim olmuştu. Yürümeye devam ettim.  Kubbeli  Camisinin sapağına yaklaştığımda ihtiyar bir amcayla karşılaştım. Selam verdim. Kısa bir yolun yolcusu olan ben,  bir arkadaş   bulmuştum.  Camiden içeri birlikte girdik. İçeride, sabah namazında saf  tutacak dört ihtiyardan başka kimse yoktu. İlçemizin en kalabalık mahallesinin insanları bir yerlerde kaybolmuştu. Çıkarına düşkün insanlık 27 kat sevabı ne çabuk unutmuştu. Aklıma;  sokakta Sokak köpekleri, yarı deli bir adam, ihtiyar ve benden başka  kimsenin  olmayışı  geldi.  Tuhafıma gitmişti. Selam verecek  insan olmayınca hayat ne çekilmezdi. Sonra aklıma,  daha önce çalıştığım ilçede her gördüğüne selam veren  o güzelim insan geldi. Çocukların  peşinden ayrılmayarak  “selamcı Amca geliyor” diyerek ona takılmaları,  onu da toplumun yarı delisi  sınıfına sokmuştu şimdiden.
Sanki; Onda selam vermek “tik” olmuştu. Kalabalık bir sokakta yürürken ağzı hiç kapanmıyor “ Selamünaleykümler” bir makineli tüfek gibi ağzından boşalıyordu.  İnsanın az olduğu anlarda ise tanıdığı tanımadığı herkese, hem selam veriyor hem de selam vermenin önemini anlatıyordu.
Bu sabah;  geleneksel ve  ezberlenmiş her selama razıydım. Selamünaleyküm, merhaba, günaydın, selam vs… şu an için hiç fark etmezdi. Her kimden olursa olsun, alacağım her selamı misli ile güzelleştirip karşılayabilirdim.
Şimdi ise bir sabah vakti kendi ilçemde selama hasret kalmıştım. Anlıyorum ki  Alim ve Selamcı amcalar bizlerin vazgeçilmezleridir.
Bizim gözümüzle deli olan bu insanlar,  beklide gönül gözüyle velidir, ne dersiniz?

Bu yazı toplam 1421 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK YORUMLANANLAR