ANKET
Sitemizi nasıl buldunuz ?
YAZARLAR
Prof. Dr. Nazife Güngör
Prof. Dr. Yaşar Akça
Yrd. Doç. Dr. Haluk Erdem
Serkan Çiftci
Bekir Seçil
PİYASALAR
DOLAR
1,5255
EURO
2,0905
IMKB
52.162
HAVA DURUMU
Ankara -4 / 9 °C
İstanbul 4 / 8 °C
İzmir 2 / 12 °C
Aydın 2 / 15 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Prof. Dr. Yaşar Akça
Kırsal Kalkınma

Dünya Sanayi Devriminde buharlı motorların ve patlamalı motorların keşfi ve bu motorların sanayide kullanımı, dünya üretimi ve dünya ekonomisinin yapısını değiştirdi. Yeni teknolojilerle üretiminde önemli artışlar sağlandı. Ekonomisi tarıma dayalı ülkeler sanayilerinde sağladıkları devrimlerle sanayi ülkesi haline geldiler. Sanayileşen ülkeler tarım sektörlerini de ihmal etmediler. Gelişmiş ülkelerde tarımı  geri kalan hiçbir ülke yok. Dünya ekonomisinde üçüncü devrim küreselleşmeyle tanımlandı. Küreselleşme tanımı içinde, bilişim sektörü, internet, borsa, finans, bankacılık vb  sektörler kontrolsüz şekilde büyüdü. Ancak bu ekonomi devrimi içinde üretim odaklı bir yaklaşım yoktu. Üretmeden çılgınca tüketen toplum haline gelen dünyayı artık, geri dönüşümü olmayan bir tehlike bekliyor, Açlık!


Açlık tehlikesi artık gelişen ülkeleri de tehdit etmeye başladı, çünkü artık dünya küreselleşen bir dünya değimliydi? Türkiye dünyada gelişen bu olaylar karşısında tepkisiz kalamaz. Öngörü ve önlem alma kültürü olmayan toplumların krizlerden ders çıkarmalarını beklemek akılcı bir yaklaşım da olamaz. Türkiye tarım konusunda gerekli dersleri çıkarmaya özen gösteriyor, hükümetlerimiz tarımı AB ve dünya ölçeğinde olmasa bile ekonomimiz gücünde desteklemeye devam ediyor. Bu destekleri ortak akıl mantığıyla sorgulamanın ise desteklere olan sahiplenme kadar güçlü olduğunu söyleyemeyiz. Üretime verilmeyen destek, tarıma verilen destek değildir. Örneğin fındık konusu! Devlet hiç vakit geçirmeden yetiştiriciden aldığı fındığın yetiştirici profiline göre envanterini yayınlarsa,  Türkiye fındık sorunu çözülür. Eğimli arazilerde birkaç dekar fındıkla geçimini sağlamaya çalışan bir yetiştiriciyle düz ve büyük bahçelerde üretim yapan birisini aynı bileşke kabına koyup aynı dengeyle desteklemek herhalde sadece ülkemizde yaşanıyor. Bu sadece somut bir örnek.


AB müzakerelerinde sorunlu sektör olarak önümüze konan Türkiye tarımı gerçekten AB yönüyle bir tehdit mi? Yoksa AB toplumuna bir fırsat mı? AB ülkelerinin yaş sebze ve meyve gereksinimi karşılayan İspanya'da topraklarda gözlenen çoraklaşma ve su sıkıntısı Türkiye'ye olan gereksinimi önemle hale getirmeyecek mi? Bu nedenle AB 'den istenilenleri değil, AB den bizim de istediklerimizi dikkate alan karşılıklı  güçlü bir müzakere ile yola devam edilmeli!


Tarım konusunda Türkiye'nin öncelikli yapması gereken konular; destekleme sisteminin yeniden düzenlenmesi, kırsal ekonomiyi çeşitlendirecek yeni üretim modellerinin geliştirilmesi, gerçek bir tarım envanterinin çıkarılması, üreteni destekleyip köylünün efendi zihniyetiyle görülmesi, bölgesel tarım kalkınma ve danışma ofislerinin açılması, güçlü pazar ve pazarlama kanallarının oluşturulması için eşleştirme çalışmalarının yapılması, Tarım konusunda eğitim açığının kapatılması için 'Tarım Okulları'nın faaliyete geçirilmesi, yüksek öğretimde ziraat fakültelerinin yapılandırılmasında Türkiye'ye özgü bir modelin geliştirilmesi sayılabilir.


Hükümetlerin öncelikli konuları içinde yer alan kırsaldan kente göçün engellenmesi söylemle değil, kırsalın gerçek anlamda desteklenmesiyle sağlanabilir. Kırsal yaşam koşulları ve yaşam kalitesi yükseltilmez ve cazip hale getirilemez ise bu göçü kimse önleyemez. Kırsalda üretmeyen, karnını doyuramayan, gençlerini evlendiremeyen, kaliteli eğitim için okul bulamayan, sağlık sıkıntıları yaşayan bir insanı kırsalda tutmaya zorlamak insan haklarına ters değil mi? Bu ülke kırsalda çoban bulunamıyor! Yapılması gereken, kırsalda yaşayan vatandaşlarımızla barışık bir toplum, güçlü iletişim kuran yerel bir idare, ulusal politikalar gerçekleştiren hükümetlerin ortak akıl yaklaşımlarıyla yarinden tezi yok kırsal ile ilgili yeni modeller geliştirmesi. Bu modeller AB eksenli değil ancak AB ile uyumlu ve Türkiye'ye özgü olursa başarı sağlanabilir. Köydes projesi bu kapsamda önemli bir proje. Ancak nüfusu boşalmış bir köye alt yapı imkanlarından önce üretim imkanları sağlanırsa tersine göç sağlanır.


Şebinkarahisar ilçesinde yeni bir Tarımsal ve Kırsal Kalkınma Modeli oluşturulmak üzere Şebinkarahisar Belediye Başkanlığı AB'ye desteklenmek üzere 'Organik ceviz ve karadut eğitim ve uygulama projesini hazırlattı. 107.000 Avro bütçe ile desteklenen bu projede Şebinkarahisar ilçesinin kaderini değiştirecek çalışmalar yapıldı. Kırsal kalkınmada yeni bir uygulama örneği niteliğindeki projeyi sizlerle paylaşarak bu modelin daha da geliştirilmesi için yeni fikirlere ihtiyacımızın olduğunu belirtmek istiyorum.


Şebinkarahisar ilçesinin ekonomik yapısı tarıma dayalıdır. İlçe arazi varlığı,  bitkisel ve hayvansal üretim miktarı, tarım makine parklarıyla Giresun ilinin önde gelen bir ilçesi. Ancak ilçede tarımsal üretimde planlı, proğramlı, üretim modelleri kullanılarak tarımsal üretim yapılamamakta.  İlçenin tarım ve karsal alt yapı swot analizinde ilçenin organik tarım için güçlü bir alt yapısı ve fırsatları ilçede organik tarımı ön plana çıkarmıştır. Bu yönüyle projede 230 kişiye organik tarım, globalgap ve tarımda yeni teknolojiler konusunda 6 ay devam eden teorik ve pratik eğitimler verilmiştir. Eğitime genç, yaşlı kadın ve erkek kursiyerler katılmıştır. Kadınlara yönelik 8 gün devam eden sağlık eğitimi adı altında, aile planlaması, çocuk bakımı, hijyen ve ilk yardım, kadın hastalıkları vb konularda 50 kadın eğitim almıştır. İlçeye 120 da Şebin ceviz çeşidi ile kapama ceviz bahçesi, 20 da ise karadut bahçesi kurulmuştur. İlçede ilk kez damla sulama sistemine geçilmiş ve 10 da bahçede damla sulama sistemi kurulmuştur. Kursiyerlere organik tarımda kullanacakları organik sertifikalı  örnek gübreler dağıtılmıştır. Bölgede ve ilçede yine ilk kez ceviz ve karadut yetiştiriciliğinde organik sertifikalı üretim gerçekleştirilmiştir. Türkiye'nin sayılı tatlı sanayicileri ilçeden organik ceviz satın almak için taleplerde bulunmaya başlamışlardır. Yine ilçede ilk kez köylerde dahil olmak üzere toprak, su ve yaprak analizleri yapılarak gübreleme proğramları oluşturulmuştur. Ceviz karadut işleyen işletme sahiplerine HACCP eğitimi verilmiştir. Çiftçiler DİMES gibi örnek çiftlikleri gezmişlerdir. Dünya uluslar arası sert kabuklu ve kurutulmuş meyveler fuarında proje sergilenmiş ve ilçenin yerel ürünleri fuara taşınmıştır. Bu fuarda ilçenin yerel ürünlerine karşı yabancı ülke temsilcileri yoğun ilgi göstererek ticaret yapmak istemişlerdir. Kırsal Nüfusun gelirini artırıcı ekolojik tarımın desteklenmesi, kırsal alanda yüksek oranda saptanan işsizliğin ve göçün önlenmesi, organik tarım ve Globalgap sertifikalı üretim ile tarım alanlarının korunması ve sürdürülebilir/bütünleşik bölgesel kalkınma modeli oluşumunun sağlanması, küçük ölçekli yerel ürünlere dayalı sanayinin desteklenmesi amacıyla ilçede planlı bir tarımsal faaliyet için ilçenin, tarım, ekonomik, sosyal, turizm ve alt yapı envanteri 62 köyü içine alacak şekilde çıkarılmış ve bu envanter esas alınarak ilçenin tarımsal ve kırsal kalkınma planı hazırlanmıştır. Bu plan kapsamında, hedef kitlenin eğitimi, tarımsal üretim ve pazarlama, kırsal sanayi, kırsal turizm, sosyal yapının desteklenmesi,yeni ürünlerin işlenmesi vb konularda stratejik konular ve hedefler belirlenmiş ve tanımlanmış faaliyetler performans ölçütlerini dikkate alarak kısa ve orta vade olmak üzere sıralanmıştır.  Plan kapsamında ilçenin üretim ve öncelikli alt yapı haritaları hazırlanmıştır.


Bu proje bir model çalışmasıdır. Şebinkarahisar ilçesini kurtarmak veya il yapmak için hazırlanan bir proje de değildir. Anlayış değişikliği oluşturmak, farkındalık yaratarak ilçenin varlığından gereken ve sorumlu kişilerin dikkatini çekmek ve mevcut durum analizi yapmak için hazırlanmıştır. En önemli konu bu projenin devamını sağlamaktır. Stratejik plan hazırlığından sonra stratejik yönetim oluşturulup bu planının uygulanması ilçede Türkiye için yeni bir kırsal kalkınma modelinin oluşmasına imkan sağlayacaktır.


Prof. Dr. Yaşar AKÇA

Bu yazı toplam 3363 defa okunmuştur
Kutlarım
www.susehri.com.tr
Sayın hocam çalışmalarınızdan dolayı sizi kutlamak istiyorum. gerçekten ilgiye değer çalışmalar yapıyorsunuz.
21 Kasım 2009 Cumartesi 22:10
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR