ANKET
Hangi Otobüs Firmasından Memnunsunuz
YAZARLAR
Kürşat YILMAZ
Yılmaz ADA
Bekir Seçil
PİYASALAR
DOLAR
1,8465
EURO
2,3355
IMKB
57.079
HAVA DURUMU
Ankara 10 / 27 °C
İstanbul 15 / 22 °C
İzmir 12 / 26 °C
Aydın 12 / 26 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Vedat Yavuz
Kalemimin Serzenişidir
25.02.2011 09:12

Yirmi iki yıllık canım ciğerim, yoldaşım, karındaşım, sırdaşım ve kadim dostum olan kalemimin sesidir bunlar.

 

 "Ruhum bedenimden çıkmadığı sürece içimdeki bu memleket sevgisi hiçbir zaman tükenmeyecek". diyerek yazmaya başlayan sen, şimdilerde ise kalemşörlük taslayan sen. Yazan, çizen daha doğrusu yazdığını sanan yine sen. Yazılarını açık ve seçik yazarak bütün sözcüklere anlamlar yüklemeliydin, Öyleki sözcüklerin yanlış manalara bürünmesine imkan vermemeliydin. Hey çocuk! Bak sana çocuk diye hitap ediyorum. Çünkü daha çocuk olduğun için sana çocuk diyorum. Daha çocuksun be hey çocuk.

 

Doğruları savunup yanlışları eleştiremeyecek kadar çocuksun. Oysaki doğrular, makama, mevkiye, rütbeye, koltuğa göre şekilden şekile kılıftan kılıfa sokulamaz. Doğrular herkes için hepimiz için kutsaldır aslında. Onun için diyorum ki hak ve hakikatleri zamana ve mekana göre eğip bükmeden her yerde ve her şartlarda doğru olduğunu söyleyip, eline tutuşturduğun kaleminde (bende) bir damla dahi mürekkep kalmış olsa dahi doğruların savunuculuğunu sözcüklerle yapmalıydın be çocuk.

 

Ey yazdığını sanan sen. Yazdıklarının bir anlamı, kayde değer yanları olmalıydı. Yeri gelecek evine bir ekmek dahi götüremeyen çaresizlikten kıs kıs kıvranan aile babası olacaktın, yeri gelecek günlerce boğazından bir dilim ekmek geçmeyen çocuk olacaktın, yeri gelecek okumak isteyipte okuyamayan kız çocuğunun yerinde olacaktın. İki büklüm olmuş beline, tutmaz olmuş dizlerine inat ekmeğini taştan çıkartmak için gece gündüz tarlada bağda bahçede çalışan elleri çatlamış, ayakları nasırlaşmış ama yine de kimselere muhtaç olmayan, kimsenin parasında pulunda gözü olmayan, devleti nasıl dolandırır vergi nasıl kaçırırım, işyerimde çalıştırdığı işçilerin emeklerine hak ve hukuklarına gözlerimi nasıl dikerim düşüncesinin zerresi dahi aklının ucundan kenarından, köşesinden geçmeyen genç delikanlı (yaşlı amca), geleceğimizin teminatı olan pırıl pırıl gençler olmalıydın. İşçinin alnının teri kurumadan hakkını veren müteşebbis olmalıydın. Kısacası adam gibi adam olmalıydın be çocuk. Gökten bir damla düşse aklın gözün kulağın elin ayağın birilerine göre sarayda diğerlerine göre gecekonduda bir başkalarına göre derme çatma evinde olur, yağmur bereketinin afete dünüşmemesi için kap kacak balta kürek ne varsa eline alıp nöbet tutan amcaları teyzeleri görmeli onlar olmalıydın ve yine onlarda kendini kaybetmeliydin.

 

Öte yandan bir gecede milyarları gündelik harçlık niyetine harcayanları görmeliydin. Bilmem hangi ağanın oğlunun/kızının düğününde savrulan dolarları görmeliydin ve acımalıydın hallerine. Sanat adına bir şeyler verdiğini sananların kimin eli kimin cebindeki görüntülerini geleceğimiz olan gençlerimiz için ne derece sakıncalı ne derece dehşet verici ne derece tiksinti verici olduğunu şiddetle görmeliydin. Üzerinde yaşadığın iki zıt kutuplu dünyanın haline değil insanlıktan nasibini almamış ama insan suretindeki  insanların haline ağlamalıydın. O ağlamakların acizliğini, çaresizliğini gizlemek için gözyaşlarının ardına sığınıp "Yapamadıklarının" değil, "Yapmak istemediklerin" için ağlamamalıydın. Yine bu ağlamaların sadece gözlerin değil yüreğinin her zerresinin ağalaması olmalıydı. Her satırın, her kelimenin ve her harfin bu yönde ve bu anlamda olmalıydı. Böyle yazabiliyorsan buyur yaz. Eğer böyle yazamayacaksan azat et beni. Kır (beni) kalemini. Okurlarına “ALLAHAISMARLADIK DOSTLAR” de ve git. Böylece sende kurtulmuş olursun bende kurtulmuş olurum.

Bu yazı toplam 406 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK YORUMLANANLAR