EVLATLARIM BENİ YALNIZ BIRAKMAZ
Tarihiyle, kültürüyle bir cennet misali şirin mi şirin güzel ilçem Şebinkarahisar, yeri geldi yalnız kaldın yeri geldi dışlandın. İl olma hakkın elinden alındı. Hakkın olan illik konusunda niceleri meydanlarda sözler verdi ama yine verilen sözler unutuldu. Yine sen yalnız kalakaldın. Hani senin onca yaraların vardı hem de hiç iyileşemeyen. O yaralarına derman bulman için hastaneye koşmak istedin ya. Biliyorum hastane dediğinde neler hissettiğini. Konuşmak istiyordun ama diyordun ……….
İşte orada düğümlenivermişti sözcükler. Öyle ki kendi içinde öyle bir mücadele veriyordun ki sana bakan herkesin bu mücadeleyi görmemesi imkansızdı. Konuşmak için kendini toparladın. Yutkundun bir daha yutkundun yine sözcükler düğümlenmişti işte. Ah bir konuşabilsen içini bir dükebilsen. "Dilimin bağı bir çözülse de neler çektiğimi bir anlatsam" diyorsun. Konuşmasan da hissedebiliyorum neler çektiklerini. Ah diyorsun. "Allah'ım şu yaralarımı saracak bir tabip yok mu? Hangi hastaneye hangi doktora gideyin." Bazen oluyor ki o yaraların öyle bir sancıyor ki iniltin Öksürük kayasını ve kaleyi inletiyor. Öyle bir inleme ki her iki kayalıkta parçalanacakmış gibi oluyor. Onların da kendi aralarında konuşmasına şahit oluyorsun “Allah'ım yok mu bunun yaralarını iyileştirecek birileri? Bunun hiç mi sevini yok? Neden yalnızlığa terk edildi ki?”
Geçenlerde bir televizyon kanalı seni tanıtıyordu. Hani Yüksekokul'da okuyan gençlere de mikrofon uzatılmıştı da onlar hep bir ağızdan konuşuyormuş gibi “Burada okuyoruz ama mesleğimizle ilgili burada iş imkanı yok okul bittikten sonra büyük şehirlere gideceğiz.” diyorlardı ya. O an varya inan ne kadar da yalnızlığa terk edildiğini anlamıştım.
Çevreden duyduğum kadarıyla “Büyük şehirlerde Şebinkarahisarlılar olarak dernekçilik alanında çok güçlüsünüz. Bunu nasıl başarıyorsunuz.” diye soruyorlarmış. Bunu duyunca çok ama çok sevindim. Sende çok sevindin değil mi? Burada bir soru sormak istiyordun. “Şebinkarahisarlı evlatlarımın dernekçilik alanında göstermiş olduğu bu başarısını Şebinkarahisar'ın sanayisinin gelişmesi için de gösterse? Benim bağrımda yetişmiş, tertemiz HAVA mı, buz gibi SUYUMU, dünyaca ünlü ŞEBİN CEVİZİ mi, Şifa kaynağı PESTİLİ mi yemiş onca iş adamı hemşehrimiz varken neden yatırım yapılamıyor? Neden gençlerimiz beni terk etmeye mecmur bırakılıyor. Bunun nedeni AFET BÖLGESİ İLAN EDİLDİĞİM için mi? Ne olursunuz uzatın ellerinizi de çıkartın artık enkazın altından beni.” Yorgun düşmüş bedeniyle bir köşeye oturup gözlerinden yaşlar akıtıyordu. Dudaklarını zor da olsa kıpırdatarak "EVLATLARIM BENİ YALNIZ BIRAKMAZ". demişti ve öylece kalakalmıştı.
Selamlar.