BİZİM MAHALLE
AZ POLİTİK HİKAYE
Bir zamanlar Şehrimize REİS aranırken bizim mahallenin sakinleri toplandı. Bu reis neden bizim mahalleden çıkmasın dediler.Bizim mahalle gözünü budaktan esirgemeyen bu şehir için canını dahi feda etmekten çekinmeyen,her türlü fedakarlığa hazır namus, ahlak, fazilet timsali olmuş insanlardan müteşekkildir.Mahalle sakinleri karar verdiler, and içtiler reisi mahalleden çıkarmak için kolları sıvadılar.
Neticede mahalle sakinleri boylu, boslu, yakışıklı, latif sözlü,güler yüzlü bir pehlivanı gurbetten alıp er meydanına sürdüler. Maşallah mahallenin pehlivanı mahallenin büyük katkılarıyla rakiplerini tek tek tuş edip reis oldu.
Reisimiz mahallenin teşvikleri ile şevk ve heyecanla çalışmaya başladı, başarısı çevre şehirlere örnek gösterildi, şöhreti yedi iklim dört köşeye yayıldı.Fakat bizim reis çok geçmeden şöhret hastalığına tutuldu.”Alçak dağlar babamdan kaldı,yüksek dağları ben yarattım” diyerek böbürlenmeye burnu havadan su içmeye başladı ...
Reisin bu halinden endişelenen güngörmüş ak saçlılar “Mağrur olma senden büyük Allah var” diyerek uyarmaya çalıştılar. Reisimiz“Siz kimsiniz sizin aklınıza ihtiyacım yok, gölge etmeyin yeter,” diyerek burun kıvırmaya başladı. Aslında kendi açısından haklı idi. Çünkü etrafındaki goygoycular ve yağdanlıklar “En büyük sensin , senden büyük yok, şehrimizin en büyüğü sensin” diye tezahüratlarda bulunuyorlardı. Zaten şeyh uçmaz müritler uçurur derler.Bizim Reis‘de uçtu.Zaman zamanda bizim mahalleliye nazire olsun diye avantacılar mahallesine yaklaşarak avantacıların reisiyle işbirliği de yapmaya çalıştı.
Gel zaman git zaman mahallemize muhtar seçme dönemi geldi çattı. Zaten mahallenin muhtarından bazı şikayetler vardı. Muhtarlığının yanı sıra Ahi Loncasının’ da başına geçmek istedi. Lakin ahiler bizim muhtarın pabucunu dama attılar. Bizim muhtar hızını alamayarak Rençber ocağının başına geçti. Kısa sürede rençber ocağının bacasından öyle pis kokular çıkmaya başladı ki diğer mahalle sakinlerinin diline düştü.Bizim mahallelinin de başı önüne düştü. Mahallede yine güngörmüş ak saçlılar bu muhtar iyice yıprandı, bu muhtarı değiştirelim yoksa bu muhtarla diğer mahallelerle yapacağımız tüm maçları kaybeder Allah muhafaza küme düşeriz dediler. Bu lafları duyan Reis kükredi,küplere bindi,”benden habersiz muhtar değiştirmek kimin haddine,ben bu muhtar sayesinde buralara geldim,bu muhtar beni daha büyük makamlara taşıyacak,bu muhtara benim minnet borcum var,ya bu muhtarı seçersiniz yada ne haliniz varsa görün” diyerek mahalleliye zılgıt çekti.
Güngörmüş ak saçlılar: “Reis seni’ de bu muhtarı’ da bu mahalleli bu duruma getirdi, mahallelinin desteği olmasaydı siz bir hiçtiniz. Onun için mahalleli sizin veli nimetinizdir; bunu unutma dediler.”
Reis mahallelileri dinlemeyerek zaptiye gücünü de kullanarak yaralı muhtarı tekrar seçtirdi. Ancak Reis kurtların kanunu unutmuştu. Kurt kanununa göre düşen, kurtlar tarafından parçalanacağını bilmesi gerekirdi. Muhtara karşı çıkan mahalle sakinlerine Reisin kini günden güne şiddetlenerek arttı. “Siz benim yürüyen kervanımın önünü kestiniz, ben daha yüksek makamlara layıktım, ben buralarda harcanıyorum.” diyerek karşı çıkanları mahalleden çıkarmak istedi. Mahallede huzur bozuldu, mahallelilerin arasına nifak sokuldu,mahallelilerin arasındaki imece çalışması bitti,mahalleliler birbirine selam vermez oldu.Ak saçlıları düşman ilan etti.Mahalle sakinlerinin bir kısmı Resin korkusundan ak saçlılarla selamı sabahı kestiler.
Yine güngörmüş ak saçlılar:” Kavgalı mahalleye turist gelmez.“diyerek bu nifakın kaldırılması için Reis’den ricada bulundular.Lakin Reis yine hiddetlenerek bu nifakın ortadan kalkması için :”muhtara nedamet getirin,elini eteğini öpün.biat edin bu kavga
bitsin.yoksa mahalleyi terk edin,bu mahallede sizin gibilere yer yok .”dedi. Güngörmüşler de:”Bu mahalle bizim mahallemiz,bu reis de bu muhtar da geçici.” diyerek ne muhtara biat ettiler nede mahalleyi terk ettiler.”Bu gidiş kötü gidiş böyle giderse bizim takımımız küme düşecek.” diyerek hayıflandılar ama kimseye de söz geçiremediler.
Mahalle sakinlerinin bir kısmı olayı endişe ile seyrederken “herhalde Reis’in bir bildiği var yoksa bir muhtar için mahallenin yarısını karşısına almazdı acaba muhtarda bir keramet’ mi var.”demeye başladılar.
Gel zaman git zaman Reis muhtarı istifa ettirip takıma kaptan yaptı.Mahallede herkes şaşırdı.”Madem’ ki muhtarı kaptan yapacaktın mahalleliyi muhtarlık uğruna niye birbirine düşürdün.” dediler .Ama yüzüne gelip de bunu reise söyleyemediler.Çünkü onların gözünde reis ne yaparsa doğru yapardı.
Nihayet büyük maç günü geldi çattı.Bizim Reis’de şafak attı. Çünkü mahalleden kovduğu bazı topçuların Avantajlılar takımına transfer olduğunu gördü. Bu yetmezmiş gibi her zaman desteğini aldığı yorgun demokratlar mahallesi’ de desteğini çekmişti. Reis:” Bana bunu’ da mı yapacaktınız hainler. “ demeye başladı.Durumun vahametini anlamıştı.Güngörmüşlerin desteğini almadan bu maçı kazanamazdı.Ama kör gururu yardım istemesini engelledi,enaniyeti kabardı: “Onlar olmasa da olur.Nasıl olsa yanımda muhtar var,biz bu maçı alırız.” dedi.Onu en çok üzende dışladığı mahallelilerin avantajlılar mahallesi takımına seyirci olarak destek vermesiydi.Sonuç olarak on yıl üst üste şampiyon olan bizim mahallenin takımı küme düştü.
Mahalleli şok oldu,şimdi ne olacak.:”Bu yenilginin faturasını kim ödeyecek ?” diye birbirlerine sormaya başladılar.”Bunlar beceremedi ,bari başımıza mahalleliyi bir araya toplayacak bir muhtar olsa .”dediler.” İçimizden kim muhtar olur?” sorusuna cevap bulamadılar.Hiç kimse de bu yükün altına girmek istemedi.Ama mahallede muhtarsız olmazdı.
Öte yandan ak saçlılar mahalleyi yeniden eski dirliğine nasıl kavuştururuz diyerek kafa yormaya başladılar.Ancak ak saçlıları kimse dinlemek istemiyordu.Reis ve tayfaları o ki bu mahalleyi bize yar etmediler bizde kimseye yar etmeyelim dediler.Ama bizim mahallenin töresine göre takıma küme düşüren yönetici ve kaptanın yeni geleceklere yer açmak için takımdan ayrılması gerekirdi.Bunu Reis’e hatırlatınca :”Ben kendime bırakıp da kaçtı dedirtmem.Daha yapacak çok işlerim var.” Diyerek ayrılmaya hiçte niyeti olmadığını ortaya koydu.
Bizim bıçkın delikanlı artık Reis değildi. Büyü bozulmuştu, çevresindeki sisler dağılmaya başlamıştı,en büyük sensin senden büyük yok diyenler “kral öldü yaşasın yeni kral” diyerek yeni reis aramaya başladılar. Reis sudan çıkmış balığa dönmüştü. Ancak iş işten geçmişti.
Rivayet odur’ ki bizim delikanlı yenilen pehlivan doymaz misali kafasına muhtar olmayı koymuş.Çevresindekiler “yapma etme,sana yakışmaz attan inip merkebe inmek ayıp olur , vaz geç bu sevdadan,varsın muhtar kim olursa olsun sen köşene çekil,artık akil adam oldun,gördün geçirdin,bu mahallenin sana yine ihtiyacı olacak, yaşadıklarından ibretle ders çıkar. ”dediler.Ancak bizim Reis yine gazaba gelerek:” mahalleyi bu ak saçlılara mı teslim edeceğim ?” diyerek yine gururunun esiri olarak toparlayıcı bir muhtar seçimini engelleyip kafasına estiği gibi davranacak ve bizim mahallede yine sular durulmayacak.
Coşkun KURT