ANKET
Hangi Otobüs Firmasından Memnunsunuz
YAZARLAR
Kürşat YILMAZ
Yılmaz ADA
Bekir Seçil
PİYASALAR
DOLAR
1,8465
EURO
2,3355
IMKB
57.079
HAVA DURUMU
Ankara 10 / 27 °C
İstanbul 15 / 22 °C
İzmir 12 / 26 °C
Aydın 12 / 26 °C
MAİL LİST
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Vedat Yavuz
Bıçak Kemiği Kesmekte
22.08.2011 18:08
Silvan'da şehit verdiğimiz 13 Mehmetçiğimizin acısı yüreklerimizde tazeliğini korurken yine acı haber bu defa da Hakkari Çukurca'dan geldi.

Yola mayın döşeyip Mehmetçiğimizin geçişi sırasında mayını patlatan teröristler bir askerimizi, yardım için giden diğer askerlerimizi de pusuya düşerek sekiz vatan evladını şehit ettiler.

PKK'nın son günlerde eylemlerini artırması ve PKK'nın siyasi uzantısı olan BDP'nin de çeşitli zamanlarda yaptıkları tehdit vari ve provakatif açıklamaları başta doğu ve güneydoğu illeri olmak üzere yurdun çeşitli illerinde emniyet güçlerine yapılan saldırıların artması ve her gün doğuda şehit haberlerinin gelmesi üzerine başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Bıçak kemiğe dayandı; bunun faturası ağır olacak. Ramazan'a hürmeten sabrediyoruz' açıklamasını yaparak bundan sonra PKK ile daha etkin mücadele edileceğini söylemesinin ardından birkaç gün geçmişti ki Hakkari Çukurca'dan 8 askerimizin şehit edildiği haberi geldi. Bunun üzerine başbakan artık sözün bittiği yerdeyiz, bundan sonra ne yapacağımızı göreceksiniz diyerek terörle mücadele konusunda Ramazan sonrasını beklenilmeyeceğinin sinyalini verdi. Öyle de olmuştu Türk F-16'ları 22.30 ve 02.45'te başta terör örgütünün yuvası kandili ve kandil çevresindeki çeşitli kampları vurdu.

* * * *

PKK'nın bitirilmesi için kandili bir kaç defa vurmak kesinlikle çözüm olmayacaktır. PKK ile etkin mücadele edilmek isteniyorsa kandil yok edilmeli. Bundan önce onlarca sınır ötesi operasyonu yapıldı kandil ve çevresindeki kamplara onca bombalar yağdırıldı. Terör yuvalarına yağdırdığımız bombaların hedefleri nasıl imha edildiğinin görüntülerini hepimiz izleyerek artık bundan böyle Türkiye'nin gündeminde terör olmaz dedik aradan geçen zamana baktığımızda terörün bitmesinden ziyade daha da arttığını gördük.

Bundan sonra ne yapılmalı: Kandile kesinlikle girilmeli ve Kandil yok edilmeli. Sınır ötesi operasyon nasıl yapılmalı? Bu operasyon üç aylık eğitim almış, arazi şartlarını bilmeyen acemi askerle değil, hava destekli F-16'ların korumasında, terörle mücadele için özel eğitim almış özel eğitimli komando/özel eğitimli polisi ile karadan değil hava indirme ile kandile indirip Kandil yok edilmeli.

Bunun yanında Hakkari Çukurca saldırısında gördük ki PKK'nın elinde çok güçlü silahlar mevcut. PKK'nın elindeki bu silahların ABD, Rus, Çin ve Avrupa ülkelerinden PKK ya ulaştırıldığı bilinmekte iken bu ülkelerin kendi imalatı olan teçhizatın PKK'nın elinde ne işi olduğunu artık Türkiye şiddetle sorgulamalı ve PKK'nın silah teminini bu bağlamda önlenmeli.

Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Türkiye üzerinde çıkarları olan birçok ülkede PKK ya mali destek sağlandığı, hakeza Avrupa ülkelerinin başkentlerinde şirketler kurulup bu şirketler üzerinden örgüte mali destek sağlandığını sağır sultan dahi bilmekte iken PKK ya mali kaynak sağlayan terör hortumlarının hesabını o ülkelerden kısık bir sesle değil gür ve kararlı bir ses tonuyla hesabını sormalıyız. Danimarka'daki yandaş kanalın kara sesi bir an önce susturulmalı. İstanbul'u kana bulayan bir teröristin yakalandıktan sonra yaptığı açıklamada saldırının talimatını o kara sesli kanalın verdiği şifreler doğrultusunda yaptığını söylememiş miydi. Yine o kara sesli kanal her gün PKK lehine propaganda yapıp gençleri dağa çıkması için yayınlar yapmakta iken terör konusunda uluslar arası alanda da mücadele verildiği söylenebilir mi?

Diğer bir mesele ise istihbarat. Hantepe, Aktütün, Silvan vs. saldırılarının arkasında istihbarat zafiyetlerinin olduğu çokça konuşuldu. Çukurça'daki hain pusunun da istihbarat eksikliğinin olduğu kanısındayım. Yola döşenen mayınlar oraya sihirli bir değnekle konuldu. Mayını yola döşemek için belirli bir zaman gerekmez mi? Bu zaman dilimi içinde o yoldan hiç mi geçen olmadı. Hiç mi gören olmadı. O bölgede daha birkaç gün önce kaymakama yönelik bir saldırı olmadı mı?

İranlı yetkilinin karayılan yakalındı açıklamasında karşısında Türkiye cephesinde kesin bir bilgi yok, henüz teyit edilmedi. açıklamalarına bakıldığında istihbarat konusunda ne durumda olduğumuzu açıkçası gördük. Rus istihbaratı Türkiye'de Çeçen komutanın hangi ilde hangi ilçede hangi mahallede hangi sokakta ve hangi evde oturduğunu biliyor o eve operasyon düzenleyerek Çeçen komutanı şehit edebiliyor. İsrail Gazze'nin hangi sokağında hangi aracın içinde veya hangi sokağın hangi evinde Hamas yöneticilerinin bulunduğunu tespit ediyor ve o yöneticiyi nokta atışıyla şehit edebiliyorsa. Türkiye'de ise daha burnumuzun dibindekilerini dahi göremiyorsak istihbarat konusunda ne kadar zafiyetimizin olduğu ortaya çıkmakta.

Arap baharının etkisiyle bir anda hareketlenen komşularımızın ayaklanma çıkarmasına karşın ülkeyi yönetenlerin koltukları uğruna kendi halkına kurşunlar yağdırması ve bu kurşunların her geçen gün onlarca ölümlerle sonuçlanması karşısında yıllardır özünü Suriye'ye dikmiş ülkelerin ekmeğine yağ sürmekteydi. Bunların başında Suriye geliyordu. Türkiye'de olduğu gibi Suriye'de de birçok etnik grubun farklı mezheplerin bulunduğu bir ülkeydi. Türkiye, Suriye'de çıkacak en ufak bir kıvılcımın Türkiye'yi çok büyük etkileyeceğini (oradaki PKK varlığı) farkında olduğu için Suriye'ye müdahale için fırsat kollayan ülkeleri Suriye'ye müdahale edilmemesi konusunda ikna etmeye çalıştığını gördük. Türkiye'nin bunca çabalarına rağmen ülkenin menfaatini değil kendi menfaatini düşünen Esad'n kendi halkına uyguladığı vahşet karşısında müdahale isteyen ülkelerin eline büyük bir koz vermiş oldu. Öyle ki önceki gün ABD başkanı artık Esad'ın istifa etmesi gerektiğini açıkladı ardından sırayla Avrupa ülkeleri de aynı açıklamalarda bulundular. Uzatmaya gerek yok ufukta Suriye'ye müdahale var. Hiç kimsenin sıcak bakmadığı Suriye'ye müdahaleyi Suriye yönetimiyle kendi eliyle kendi halkına yaptığı vahşet karşısında şimdi tüm ülkeler artık müdahalenin şart olduğunu dile getiriyor. Yakın zamanda Suriye'ye müdahale edilecek. Suriye etnik gruplara ayrılacak mezhepler arası savaş baş gösterecek. Başta ABD olmak üzere diğer ülkelerde istediğini yani Irakta olduğu gibi Şii-Sünni (Suriye'de de bunların yanına Alevileri de ekleyerek) çatışması meydana getirmek. Kürtleri bu savaşın içene çekmeyip onlara şimdilik özerklik hakkını tanıyacak. Müdahaleci güçlerin bundan sonraki hedefi ise İran olacak.

Irak ve Suriye'de olduğu gibi mezhepler arası, reformcular ve mollalar arasında çatışma çıkarmak suretiyle ülkeyi parçalayarak İran Kürtlerini başköşeye oturtup onlara Irak, Suriye'de olduğu gibi özerklik verecek. Türkiye'ye geldiğimizde PKK meselesi ile Türkiye'yi yıllarca oyalayıp bölgede etkin bir rol almasını enlenecek, bunun içini demokrasi konusunda ilerlemelerin engellenmesi, ekonomik alanda gelişmeler önleyip İMF'ye ABD ve AB'ye muhtaç durumda bırakılacak. Bütün bunlar yapıldıktan sonra son aşama olan özerlik verdikleri hem Irak hem Suriye hem de İran'daki Kürt unsurlarına Türkiye'nin doğu ve güney doğu bölgeleri dahil edilerek bağımsız bir devlet kurulması sağlanacaktır. Bunun böyle olacağını başta ABD ve AB ülkelerinin Türkiye'nin ikazına rağmen halen PKK ya verdikleri destekten anlamak mümkün. Türkiye kendi topraklarında ameliyat yapılmasına izin vermezse (Rabbim bu konuda inşallah milletimizin yardımcısı olacaktır.) dahi bölgede güçlü bir Türkiye olmasına kesinlikle izin vermeyeceklerdir. Dolayısıyla terörü destekleyen ülkelerin bundan sonra da teröre verdikleri desteği devam ettireceklerdir.

VEDAT YAVUZ/ŞEBİNHABER
Bu yazı toplam 557 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK YORUMLANANLAR