Dilimizi Eşek Arısı Sokmasın!
Toplumların varlığı dilin varlığıyla yakından ilgilidir.Dil toplumun aynasıdır, benliğidir. Milletlerin ömrü dillerinin kalıcığıyla mümkündür. Son dönemlerde dilimizin yozlaşması,Türkçemizi seven bizleri,son derece üzmektedir. Malumunuz sanal ortamlarda kullanılan dilin Türkçemizle bir alakası yoktur. Kullanılan sanal yazı dilinin Türkçemizin gramer kurallarına aykırılığı gözle görülecek kadar belirgindir. Bir çok arkadaşımın sanal ortamdaki yazı dillerininden alıntılar yaparak Türkçemiz'e yapılan vefasızlığı gözler önüne sermek istiyorum.
Örneğin: hen, sewiyorum, çatlaq, bebeqim, shen dhautlu vb. örneklerde de görüldüğü gibi bilinen gramer kurallarıyla kullanılan kelimelerin arasında her hangi bir ilgi yoktur.
Türkçemiz de “-q,-w” türünden harfler yoktur.Bunun yanında Türkçe de önseste iki ünsüz yanyana gelmemektedir(Burada gramer kurallarımızdan bahsetmek istemiyorum, yıllardır öğretilen dil bilgisi kurallarının neler olduğunun hepiniz farkındasınızdır). Bu ve bunun dışında sanal ortamda kullanılan bir çok kelimede yapılan yanlışlıklar, Türkçe konuştuğunu, dilinin Türkçe olduğunu söyleyen aklı başında birinin düşeceği yanlışlar değildir. İlk okul sıralarından başlayarak yaşamının son anına kadar Türkçe ile münasebeti olan bizlerin bu tip kullanımlarda bulunmamız kendi dil ve hüviyetimizle aramızdaki yabancılaşmanın göstergesidir.
Unutulmamalıdır ki Türkçemizi yaşatacak olan da biz gençleriz. Malesef bu yanlışlıklara düşende yine biz gençleriz. Aslında buna yanlış demekten öte,biz gençlerin bu tip yanlış kullanımlarla farklılık yarattığımızı sanmamızın etkisi büyüktür. Farklılık kanımca dilde farklılıkla olan bir şey değildir. Farklılık ilim,fen ve hayattaki kazanımlarımızın bütünüyle olmalıdır.Dilde yapılan “sözde” farklılığında farklılık olduğunu söylemek mümkündür. Ancak bu farklılık yıllarca öğrenilen,kullanılan bir dilin bazı bireylerce komik ve aynı şekilde üzücü bir şekilde kullanılması, toplumun bu yanlışta ısrar edenlere farklı bakmasıyla da söz konusudur. Bu bakımdan bu tip kullanımlarda bulunan bireylerdeki farklı olma isteği bir bakıma cehaletin resmidir. Bilinçli bir bireyin en önemli vazifelerinden biride dilini korumaktır.Bu tip kullanımlarda bulunan kişilerin geneline bakıldığında entellektüellikten nasibini almamış,tamamen entel,benim ve bir çoklarımızın kınadığı uç noktalardaki uçuk tiplerdir.Ve bunun yanında bir amacı olmayan hangi kelimeyi ne maksatla kullandığından haberi olmayan, başka bir tabirle “ot misali” insanlarımızda var. Bu tip yalnış kullanımlarda bulunan bireylerin bir çoğuna bakıldığında 12 -23 yaşları arasında olduğunu görmekteyiz. Üzücü olan kısım ise bu yaş aralığındaki gençlerimize eğitim-öğretim veriliyor olması.. Malesef bu gruptaki bireyler, verilen eğitim-öğretim den nasibini almamış kişilerdir.

Bizler, genç nesil, yarının büyükleri olacağız. Ülkenin çeşitli kademelerinde görev alacağız. Her şeyden ötesi yarının anne ve babası olacağız. Anne baba olduğumuzda neslin devamı olan çocuklarımızı yetiştireceğiz.Peki sorarım size şuan bir çok arkadaşımın kullandığı dille yetişen bir gelecek,bir gelecek midir?
Bu açıdan siz arkadaşlarım ve biz geleceğin anne babaları!
Türkçemize gereken önemi verelim. Millet olarak kalmak istiyorsak,dilimizi koruyalım. Farkındayım ve farkındasınız ki bizlere büyük görev düşüyor. Yapılan yanlışlıkları önce kendimizden başlayarak düzeltelim.Bu konuda gereken hassasiyeti gösterelim.Dilimizi eşek arısı sokmasın(!)

Yazar: Ufuk KÖZLEME
http://www.sebinhaber.com/ sitesinden 08.02.2012 tarihinde yazdırılmıştır.