DİK DURMAK NE DEMEKTİR
İnsanoğlu, yaradılış gereği omurgaları sayesinde iki ayağı üzerinde durabilen ve hareket edebilen görünüş biçimi olarak dik omurgalı varlıktır. Ancak çoğu görsel olarak dik olsa da moral ve ahlaki değerler açısından dik duramamaktadır. Bunun da sebebi bazen korku, bazen çıkar beklentisi, özgüveninin olmayışı ve eğitim eksikliğinden dik duruş sergileyememektedirler. Buradaki bahse konu eğitim; üniversite ya da yüksek okul değil, Hayat ve Ahlaki eğitimidir. Bu tip insanlar genellikle dış destek alırlar, kendi akıllarıyla hareket edemezler, yalakalık yaparlar, Takiyye yaparlar, Güçsüz gördüklerine karşı kabadayılık ve ukalalık yapar, Güçlüler karşında ise ezilir büzülürler, yani hava durumuna göre hareket ederler. Saygılı olmak başka, Güçlü gördüğünün karşısında ezilip büzülmek başkadır. Dik durmak, Saygısızca davranmayı gerektirmez. Saygılı olacaksın Fakat gerçek düşüncenden ve görünüşünden de ödün vermeyeceksin; İnsanoğlunun yüzüne başka söyleyip arkasından tam aksi ve değişik davranmayacaksın. Dik durma eksikliğini ve nedenlerini ciddi biçimde araştırmamız gerekiyor. Dik Durmak için; Çalışkan olacaksın, Üreteceksin, Sadece kendine değil tüm topluma karşı haksızlığa elinden geldiğince savaşacaksın, özeleştiri yapacaksın, Kıt olanaklarda da olsan yetinmesini bileceksin ve hainlik düşünmeyeceksin. Kendine yapılmasını istemediğin hiçbir şeyi başkasına da yapılmasından hoşnut olmayacaksın. Çünkü çıkarcı davranış sergileyen ve köşeyi döneğimde nasıl olursa olsun diyen bir insan Dik Duramaz. İnsanoğlu, bilgisi, yeteneği ve mücadelesiyle toplumda bir yere gelir ve başarı kazanır. Cemaat, Yabancı güç, Dernek, Tarikat ve Yerli çıkar odaklarıyla bir yerlere gelmiş olsalar dahi Dik Duramazlar. İpler başkalarının elinde olduğu sürece yerleri hiçbir zaman sağlam ve sağlıklı değildir. Bunun birçok örneğini Politika, Bürokrasi, Medya sektörü ve hatta Üniversitelerde her gün görmekteyiz. Sözümün arkasındayım diyenlere; o sözleri nasıl yalattıklarını gözlemliyoruz. Şahsi olarak Dik Durmanın bir maliyeti vardır. Dik Durmak isteyenler bir şekilde dışlanır ve cezalandırılırlar. Kişiliksizlik ve yatay davranış çoğu zaman bazı odakların maalesef tercih nedeni de olmaktadır. Gerçek kişisel değerleri olmayanların, uzun süre ayakta kalmalarına ve dik durmalarına olanak yoktur. Ancak yaşananlara uzun süreli olarak bakarsak; yine de Dik Duranlar, kişilikli olanlar, bu topluma bir şeyler vermeye çabalayanlar anımsanıyor ve saygı görüyorlar. Çıkarcı, Şakşakçı ve manevi açıdan omurgasız insanlar, Genelde alkışladıklarına ve övgü düzdüklerine zamanla sırt çevirebiliyorlar. Belli bir zaman aralığında insanları kandırmak kolaydır. Ancak tarihi kandırmak zordur. Gerçekleri ve yapılanları yok saymak imkânsızdır. Dik Durmak; Zor olmakla birlikte etik olmanın yanı sıra akılcı bir davranış biçimidir. Saygılarımla… Dursun KARAYILAN