BİLİNMEYEN GERÇEKLER
Bugün gidin herhangi bir kahveye, lokantaya, çay bahçesine, Şebinkarahisarlıların olduğu herhangi bir ortamda sohbetlere kulak verin. İnsanlar Şebinkarahisar'ın vilayetlik konusu hakkında ne düşünüyor?
- Arkadaş memleketimizin nüfusu 37.000'den 12.000'e düşmüş. 12.000 nufuslu bir il dünyanının neresinde var ?
- İyide abi Şebinkarahisar'ın gurbettekilerle beraber nufusu 500.000'i buluyor, vilayetliği haketmiyor mu?
- Yahu arkadaş bizim gidilecek yolumuz yok iktidarlar burayı il yapar mı?
- Bence Şebinkarahisar'ın vilayetliiği hukuki yollardan çözülür. Gerekirse İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidilmeli. Bu kadar hukukçumuz var onlar bu konuda bir şeyler yapmıyor mu veya bir düşünceleri de yok mu?
- Bence meclise bir kaç tane daha milletvekili gönderelim bu işi orada bitirirler.
- İyi de arkadaş Şebinkarahisar'ın vilayetlik önergesinin meclisten geçmesi için 276 vekil lazım. Meclisin hepsi 550 milletvekili diğer vekiller sonuçta Şebinkarahisar'ın vilayetliğine evet demeyecektir.
- Bence Şebinkarahisar'a hızlı bir şekilde yatırımlar yapılmalı kalkınma olmadan vilayet olamayız. Şebinkarahisar'ın liderliğine soyunan işadamları neden yatırım yapmıyorlar memleketlerine? Buralarda konuşmak kolay ellerini taşın altına koyup yatırım yapsınlar vilayetlik kendiliğinden gelir.
- Arkadaş Şebinkarahisar gelişmişlik açısından tabiki il olmayı hak etmiyor. Bizim meselemiz eski hakkın iadesi, yani iade-i itibardır. Bunu da ancak mevcut iktidar yapabilir. Bakanlar kurulunda imzaya açılır ve bu iş bir gecede olur biter.
Bu ve bunun benzeri envai çeşit fikirler havada uçuştu durdu yıllarca. İl yapma komitesi diye bir komite kuruldu. Resmi bir yetkisi olmayan bir platform düşünce ve faaliyet gurubu denilebilir. Ancak bu komite başında İşadamı Hayri Bakıcı ve bir iki yardımcı arkadaşı dışında kimsenin katılım göstermediği, hatta yapısı hakkında kimsenin bir bilgisi olmayan bir yapı. Hayri Bakıcı'nın Şebinkarahisar'a vali getirmenin en büyük hayali olduğunu iyi bilenlerden biriyim. Ancak Hayri Bey'in en büyük hatalarından biri bu girişimlerini ve mücadelesini Şebinkarahisar'ın geneline yaymamış olmasıdır. Bu yolda hem zamanını hem bütçesini harcayacak binlerce insanın böyle bir yapının içinde olmaması başarıszlığın en büyük nedenlerinden biridir.
Şimdi bir kaç konuya dikkat çekmek istiyorum ki bugün neden hala bir arpa boyu yol alamadığımız daha iyi anlaşılsın.
Yıl 2006 Mayıs sonu. Alemdağ Piknik Alanında Şebinkarahisarlılar pikniği yapılıyor. İl Yapma Komitesi Başkanı Hayri Bakıcı kürsüde halka hitap ederken şu ifadelere yer veriyor:
"Biz sivil toplum kuruluşları olarak güçlüyüz, hakkımızı her platformda arar almak için çaba harcarız. Gerekirse Başbakana gider vilayetlik hakkımızı isteriz." Bu konuşma piknik alanında büyük alkış alıyor, ancak protokolda bulunan Giresun Milletvekili ve o zaman kit komisyonu başkanı olan Nurettin Canikli'nin pek hoşuna gitmiyor.
Hayri Bakıcı'nın konuşması bittikten sonra kürsüye gelen Nurettin Canikli aynen şu ifadeyi kullanıyor:
Siz kim oluyorsunuz da eliniz kolunuzu sallayarak Başbakanla görüşüyorsunuz. Bu söz belki Hayri Bakıcı'nın şahsına söylenmiş gibi dursa da meydanı dolduran binlerce Şebinkarahisarlı'nın tepkisine neden oluyor. Aslında Canikli'nin açıkça söyleyemediği şuydu bence; Ben Nurettin Canikli. Giresun milletvekili ve Başbakana en yakın kişilerden biriyim. Beni çiğneyerek kimse Başbakana ulaşamaz. Nitekim de gergin geçen dakikalardan sonra piknik alanından ayrılırken kendisi ile şu diyalogda bulundum.
- " Sayın vekilim sorun nedir?
-Sıkıntı ve sorun çok Hami bey!..
Ve o günden sonra Nurettin Canikli'nin Şebinkarahisar etkinliklerine katıldığını pek görmedim. Katılsa da sıkıntılı ve kendini rahat hissetmez tavırlarını hep gördüm.
Aradan 5 yıl geçti ve Nurettin Canikli şu anda grup başkan vekili. Yani partinin en etkili 5 isminden biri. Peki Nurettin Canikli istese Şebinkarahisar'ı vilayet yapar mı ?
Evet yapar. İstese bu işi bitirir. R.Tayyip Erdoğan'a ulaşmadan vilayetlik sorununun çözülmeyeceğini herkes çok iyi biliyor. Peki sayın Başbakan iktidarda olduğu dönemlerde Türkiye'nin en ücra köşelerinden meclise gelen herkesle randevu verip görüşebilen ve hatta gecekondulara gidip iftar açan bir insan.
Peki başbakanla Şebinkarahisarlılar neden randevu görüşemiyor? Bu sorunun cevabı Nurettin Canikli'de gizli. Şebinkarahisarlılara piknikteki gerginlikte kırgın olan Canikli randevu isteklerinin başbakana ulaşmasına engel olabilir mi?
Bu konuda dedikodular hep var. Canikli Hayri Bakıcı'nın konuşmasından dolayı Şebinkarahisarlıların Başbakandan randevu almasını engelliyor olabilir. Komplo teorisi gibi görünse de bu düşünce hiçte kanıksanmayacak bir düşünce gibi duruyor.
Çünkü 8 yıldır ülkede tek başına iktidar olmuş bir partinin en etkili isimlerinden biri bizim hemşehrimiz ama, bu işin düğümünü çözecek olan Başbakana ulaşamıyoruz.
Rahmetli Bülent Ecevit'ten talebimiz meclisten döndükten bu güne tam 9 yıl geçti. Ama Şebinkarahisar vilayetlik konusunda düştüğü umutsuzluktan bir türlü çıkamadı. O tarihten sonra hiç bir ses çıkmadı. İki seçim geçirdik kimse mevcut iktidardan vilayetlik konusunda randevu dahi talep etmedi. Ta ki bundan 2 ay önce yeniden girişimlerde bulunulana kadar. Yıllarca sessizliğini koruyan Hayri Bakıcı yeniden harekete geçti.
İlk olarak dernek-vakıf ortak yapımı Akatlarda Gövde Gösterisi yapıldı. Bu gecenin amacı seçimler öncesi iktidara ve seçimden sonra iktidara gelecek partilere sesimi, gücümüzü duyurmaktı. Peki duyuldu mu?
Tabiki Hayır. O gece oldukça sönük geçti. Siyasi partilerin adaylarının gövde gösterisi ve birkaç küçülk çaplı eğlencelikten başka bir şey göremedim ben şahsen.
Salon dolmasına doldu ama organizasyonun için boş ve bence fiyaskoydu. Başbakan katılacak diye duyurular yapıldı. Başbakanın o geceye gelmeyeceğini bu işleri az çok bilen herkes biliyordu. Yoğun seçim çalışmaları içinde Başbakana ulaşılabildiğini sanmıyorum. Başbakanın özel kalemine randevu talebini ve daveti iletmek yetmiyor. Başbakanın bizzat kendisine ulaşılmalıydı, maalesef başarılamadı. Sonuç olarak gövde gösterimiz sonuçsuz kaldı.
Aslında şimdiye kadar yapılan en iyi manevra gazete ilanıydı. Yeni şafak gazetesine verilen ilan bence en etkili olanıydı. Bunu yıllarca söyledim ama şimdi akıl edebildi yetkililerimiz sağolsunlar.
Başbakanın bu ilanı gördüğü ve iyi bir izlenim verdiği konusunda duyumlar almıştım ki pazartesi günü yapılan bir atak bu hayallerin suya düşeceği konusunda endişelerimin oluşmasına neden oldu.
CHP Genel Başkanı Şebinkarahisar'da miting düzenliyor. Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç'in girişimleri ile Kemal Kılıçdaroğlu son mitingini Şebinkarahisar'da yapacak. Güzel bir düşünce bir partinin genel başkanının miting düzenlemesi ilçemiz adına güzel bir olay.
Fakat Şebinkarahisarlılar Derneği'nde dernek başkanlarının olağanüstü toplantıya çağırılıp Cuma akşamı ücretsiz otobüslerle Şebinkarahisar'a gönderilmesi beni şahsen şaşırttı. Sonuçta Şükrü Genç CHP'den belediye başkanı seçilmiş bir hemşerimiz. Partililerle ve CHP'ye gönül veren hemşehrilerimzle bu mitinge gidip destek vermeleri son derece doğal bir davranış. Ancak tarafsız olması gereken derneklerin bu konunun içine müdahil edilmesi ve mitinge götürülerek Kemal Kılıçdaroğlu'nun vilayetlik sözü vereceğinin beyan edilmesi tuhaf. Kılıçdaroğlu'nun söz verip vermemesi ile Şebinkarahisar derneklerinin bu işe alet edilmesini anlamış değilim.
Seçimden sonra oluşacak havanın ne olacağını tam olarak bilmesek te, diyelim ki 8 yıl sonra sesimizi nisbeten duyurabildiğimiz başbakana dernekler aracılığı ile muhalefet partisinin mitingine otobüsler kaldırıldığının ulaşması mümkündür. Böyle bir durumun Şebinkarahisar için gelecekte iyi sonuçlar vermeyeceği düşünüyorum.
Mesele Şebinkarahisar'da CHP Genel Başkanının miting yapması değil. Eğer şu anda iktidarda bulunan AKP'nin genel başkanı olan başbakan veya diğer partilerin genel başkanları miting düzenlese ve bu mitinge derneklerin örgütlenerek götürülmesine aynı tepkiyi verirdim. Zaten buram buram siyaset kokan derneklerimizin aşikar bir vaziyette siyasete müdahil olması, ilçemizin geleceği, sivil toplum kuruluşlarımızın devamlılığı için tehlike arzetmektedir. Bu olaydan sonra mevcut iktidar tekrar seçilir iktidar olursa nasıl bir sonuca doğru gideceğimizi merak ediyorum doğrusu.
Tarih tekerrürden ibarettir. İbret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?
HAMİ YILDIRIM/ ŞEBİNKARAHİSAR HABER GAZETESİ