Kor bir ateş gibi yanan, hasretinle özlüyorum seni BABA………
Merhaba dostlar; Bu yazılanlar hasrete, acıya ve sevgiye dair yaşanmışlıkların gerçek bir öyküsüdür. Hayatta acılardır bizleri olgunlaştıran, bir o kadar da çocuksu bir mahzunlukla boynu bükük bırakan. Bu yazı, boynu bükük kalmışlığın, çocuksu bir mahzunlukla, hasretinden dayanılmaz özlemini çektiğim. Babam Emin ağa'ya ve tüm babalara adanmıştır. Belki birçoğunuz bu yazıyı okuyunca özlemini çektiklerinizi hatırlayacaksınız. Kendinizden bir şeyler katacak veya bir şeyler bulacaksınız. O halde Özlemini çektiklerinizi de saygıyla anıyorum bu yazıda.
Canım babam; Tam yüz doksan sekiz günün özlemi, dindiremediğim hasretlerim bu yazdıklarım. Her gün katlanarak büyümekte sana olan özlemim, istemezdin “Arkamdan ağlamayın” derdin, ağlamadım baba! Akıtmadım gözyaşlarımı biriktirdim, hep içimde sakladım gözyaşlarımı. Bağrımda senden kalan bir anı gibi, ancak nedendir bilinmez tutamıyorum şimdi. Her hecede, her satırda yazdığım kâğıda dökülüyor gözlerimden yaşlar, bir bilsen ne kadar çok özledim seni, bilir misin? Nasıl yanıyor içim sensizliğe, çok özledim be baba seni! Sohbetlerimizi, kadeh tokuşturmalarımızı, zeybek oynamalarımızı, Beşiktaşımızın maçlarına gitmelerimizi, beraber İstanbulu yaşamayı. Özledim be baba çok özledim seni, biliyorum sende bizleri çok özlemişsindir. Çok seversin bizleri, üzülmüşsündür bizleri bırakıp gitmelere, üzülme baba! Bu bir yok oluş değil kısa bir ayrılık sadece, elbet bir gün bizlerde geleceğiz boynumuzda hasret ve selam dolu heybelerle, o gittiğin yerlere. Yine koşarak sarılacağım sana “yavaş koca deve” diye takılacaksın bana, üzülme sakın baba! Gün gelecek kavuşacağız, hasretlerimizi dindirene kadar sıkı, sıkı sarılacağız.
Selam söyle herkese babam! Dedemlere, babaanneme, amcalarıma, Haşim ve Abbas abiye, Hotmanoğlu Enver amca ve Minüre teyzeme selam söyle adını hatırlayamadıklarıma. Kalmasın akıllın burada birbirimize kenetlenmiş kocaman bir aileyiz yine, hep derdin ya benden sonra bu ailenin “büyüğü ve birleştiricisi olacaksın” senden aldığım öğütlerle üstesinde geldim baba. Annemi, kardeşlerimi, yeğenlerimi, Fatih ve Kamil amcalarımı, yengelerimi, kuzenlerimi senin gibi şefkat ve sevgiyle kucaklıyorum. Üzülme sen baba! Annemde Fatih, kâmil amcalarımda eksikliğini hissettirmemek için ellerinde geleni yapıyorlar. Dedim ya baba biz kocaman bir aileyiz. Dediğin gibi baba seviyorum bu memleketi ne olursa olsun taşta olsa, çamurda olsa, arkadaşlarını yalnız bırakmıyorum hepsine sen gibi sarılıyorum.
Canım babam; Sana olan özlemleri koydum heybeye, bir gün sana getirmek üzere, herkesten bir şeyler var içersinde. Ailemizden, Amazon'dan arkadaşlarından da bir şeyler kattım heybeye Teoman ve Sefer hoca, Abdullah Çeçeli, Musa abi, Sargan Mustafa, Fındıkçı Apo, Boksör, Ahmet Tezcan, Hulusi abi, Kardeşim Yunus Emre, Yaşar Birleş, Ferit Özkan, Berber Engin ve adını yazmakla bitiremeyeceğim herkesin selamını koydum heybeye.
Seni seviyorum baba! Yüz doksan sekiz gündür içimde kor bir ateş gibi yanan hasretinle özlüyorum seni.