|
Metin Kömbe'nin Bayhasan Köyü Müze ve Kütüphanesi ile ilgili olarak kaleme aldığı yazılarından ikincisinide bu hafta yayınlıyoruz. 
"Geçen hafta başladığım Bayhasan Köyü Müze ve Kütüphane’sinin kuruluş öyküsünü anlatmaya devam ediyorum. Köyümüzün Merkez Mahallesinden, Elmaağaç Mahallesinden ve Kızık Mahallesinden topladığımız eski eşyaları müzemize dizdikçe, müzemiz zenginleşmeye ve güzelleşmeye başladı. Ben, projeyi köylülerime ilk defa anlatırken şunu söylemiştim: “Göreceksiniz, projemizi gerçekleştirdiğimizde,..........."
" , müzemizi gezen yediden yetmişe tüm köylülerimiz çok duygulanacaklar, hatta birçoğunun gözlerinden yaş akacak.” Dediğim daha müze tamamlanmadan gerçekleşiyor. Eşyaları kısmen dizilmiş müzemizi gezen köylümüz Recep Çırak (yaşı 50’nin üzerinde), yanıma gelerek çok duygulandığını söylüyor. Yine, projeyi köylülerime anlatırken ısrarla vurguladığım bir konu daha vardı. Müze projesinin, tarihi ve kültürel değerleri korumanın yanında, kuşaklar arasındaki kopukluğu gidereceğini ve bir köprü oluşturacağını da ısrarla anlatıyordum. Eski eşyalar toplanıp müzeye yerleştirildikçe bir şey daha ortaya çıktı. 25-30 yaşlarındaki köylü gençlerimizin bir çoğu, bu alet ve edavatların büyük bir kısmını tanımıyordu. Evet, annesinin, babasının, ninesinin, dedesinin nasıl yaşadığını, günlük yaşamda neleri kullandığını bilmeyen kuşaklarımız var. İşte yaptığımız projenin ne kadar anlamlı olduğu, bir kez daha ortaya çıkıyor. Müze ve kütüphanemizin giriş bölümümde de bir “şeref köşesi” oluşturduk. Bu köşenin en üstünde Ulu Önder Atatürk’le ilgili bölüm yer alıyor. Onun altında, köyümüzde bu güne kadar muhtarlık, öğretmenlik ve imamlık yapanların isimlerinin, görev yaptıkları tarihlerin ve fotoğraflarının yer aldığı pano bulunuyor. Bayhasan Köyü Müze ve Kütüphanesi’ni hazırlarken beni en çok duygulandıran ve heyecanlandıran taraf bu şeref bölümü oldu. Özellikle öğretmenler panosunu hazırlarken, öğretmenlerim Şengül (Efe) Yazan, Ruhiye (Şişman) Aktan, Suna (Emek) Gürpınar’la yaptığım telefon görüşmelerini asla unutamam. 1966-1971 yılları arasında beni okutan birbirinden değerli öğretmenlerime, projeyi anlattım, bir fotoğraflarını istedim ve açılış şenliğine davet ettim. Çok duygulandıklarını ve gözlerinin dolduğunu ifade ettiler. Üçü de İstanbul’da yaşayan öğretmenlerim, açılışa gelemeyeceklerini, ancak Şebinkarahisar’a ilk gelişlerinde müze ve kütüphaneyi ziyaret edeceklerini belirttiler. Gönderdikleri fotoğrafları gururla panoya yapıştırdım. Okulumuzda görev yapan diğer öğretmenlerimizi de tek tek aradım ve davet ettim. Sağolsunlar, büyük çoğunluğu açılış şenliğimize katıldılar. Köyümüzde görev yapan imamlarımıza da ulaştım ve davet ettim. Şeref köşesinde başka bölümler de olacak. Örneğin, ‘Köy büyükleri’, ‘Köyden yetişen memur, bürokrat ve işadamları’ v.b. gibi bölümleri de oluşturacağız. Ayrıca, şeref bölümündeki bir panoda, ‘Basından’ ve ‘Köyümüzden görüntüler’ bölümleri de yer alıyor. DEVAM EDECEK.."
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.4 |