ŞEBİNKARAHİSAR HABER PORTALI

Şebinkarahisar ve Yöresinin Haber Portalı

Cuma, 04 Temmuz 2008
Ana Menü
Şebinhaber Anasayfa
Şebin Haber Bülten
Güven Gürbüz Yazıları
Haber Sayfasi / RADYO
Memleket Linkleri
Bize Ulaşın
Haber Arama
Dilek ve Temenniler
Şebinhaber Ailesi
Haber Arşivi
Hatırlatırız

1933 Yılında il'lik hakkı elinden alınan ilçelerin, günümüze gelindiğinde hepsinin il'lik haklarının yasalarla geri iade edildiği görülür. SADECE ŞEBiNKARAHiSAR hariç. NEDEN? Bu hakkını iade-i itibar meselesi yapan Şebinkarahisarlılar 75 yıldır bu hakkın kendilerine iadesini talep ediyor..

Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Syndicate
Şebinhaber Anasayfa
"Bizim memleket,Rahmet ve Bereket" PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 6
Kötüİyi 
Yazar Şebinajans   
Pazar, 04 Mayıs 2008

   Güven Gürbüz yazdı "BİZİM MEMLEKET, RAHMET VE BEREKET"

Güven Gürbüz'ün köşe yazıları portalımızın Güven Gürbüz yazıları linkinde takip edilebilmekte. Geçtiğimiz hafta sadece ilgili linkten Üçbin'e yakın okuyucusu yazılarını okudu. Türkiye'nin en çok okunan haber portallarından Barlasların haber portalı www.haberx.com'un yazar'a ait okur köşesinden yazıları, yüzlerce okuyucusu ile buluşuyor. 

 Güven Gürbüz"ünbu haftaki yazısı..

"Bizim memleket, hareket, bereket, şefkat, merhamet..

Gitmek için yılda bir kez de olsa yaratmak gerek bir sebep.

Büyükşehirlerin gürültüsü bunaltınca, İş stresi ve yükü artınca,

Nefes dahi alamayacak hale gelip,

Artık tükendim deyince, sebep daha ne olur düşününce.

Baharın yaza kavuşması gibi, çiçeklerin topraktan doğuşu,

Yağmurun toprağa karışınca kokusu,

Kızgın sacın üzerinde pişen cevizli ketenin tadışı,

Taze yoğurttan yapılmış, bol köpüklü ayranın içişi.

Birkaç günlüğüne de olsa, hormonik hayattan insanın sıyrılışı,

Doğa ananın kollarında, yeşilinde, toprağında koşması,

Her insanın tatması,

Ne güzel bir duygu.

 

Duygularla yücelirken insan,

Sessizliğe ve sukunete ne kadar muhtaç olduğunu anlıyor.

Koca göbekli dünyanın üzerinde yaşayan milyonlarca insanın yükünü sırtına almış,

Evrenin boşluğunda sarhoş, sarhoş dönmesi..

Koskocaman bir hayat kütlesi.

Yaratanın yarattığı evrenin tek bir zerresi,

Onunla hayat bulurken, yine ona dönüleceğini bile, bile,

Dünyada insana ve doğaya yapılan zulüm niye..

 

Çevrenin temiz olması, yaylaların akciğerlerimize bol oksijen olması,

Bulutların yağdırdığı yağmur damlasının, berrak ve temiz olması kadar

Duyguların ve düşüncelerinde saf ve katıksız olması gerekmez mi?

Çıkara ve menfaate odaklanmış günlük hayatın içerisinde,

Her yaşanan günün, alnında bir çizgi ile belirginleştiği insanoğlu,

Bir gün gelip, tükenecek hücre taşlarının üzerine,

Bir taş daha koyamayacak hale geldiğinde,

Gözleri kapanıp, her şeyin bir masal gibi kaldığı anda.

Hayatın filmi de son bulacak.

 

 

Hayattan her bir kesit, Olmuyor yaşamda her şey eşit,

Aldığın peşin, verdiğin veresiye, dönmüyor tükenmeye yakın ömür,

Sobada yaktığımız odun gibi yaşam, yandığında ısıtıyor insanı,

Ya kalmadığında yakacak odun, ne olur sonun.

 

Yorgun bakışlarla, uzun yolları aşıp,

Memleketim Şebinkarahisar’a ulaşacağım.

Kim bilir,  Bir daha ki gelişimde belki de hiçbir daha göremeyeceğim,

Ve bir gün, bir daha göremeyeceğim aklımın ucuna bile gelmeyecek,

İnsanları da göreceğim.

Arada bir telefonla arayıp hal hatır sorandan,

Telefon parası çok yazıyor diye aramaktan kaçandan,

Aradığım için rahatsız dahi olabileceği aklımın ucuna bile gelmeyecek olan,

İnsanlardan tutunda,

Ecdadın yattığı, kaybolmuş mezar taşlarını dahi bulamayacağım,

Sadece sorduğumda parmakla gösterilecek tahmini yerlerine kadar..

 

Tamzara’da, aklım başımda, pınar başında.

Bekler beni Süleyman Giresun yolunda.

Sütlüceyi geçince, yağmur inceden inceye yağınca,

Islanmakta varsa, toprak kokusunda.

Islanalım gitsin..

Kozluca yolundan, Meykel’e yol uzayınca..

Tarla başını tutmuştur bizim İsmail emice,

Şaşırır mı bilmem görünce.

Sürprizde bu kadar  olur mu ?

İki dal odun parçası, toplaya, toplaya, sırtında çoğaltması,

Sonra köye doğru, ağır, ağır..yol alması.

 

Öregel derlerdi oldu köyün adı Diler,

Hayata geri dönseydi şimdi eskiler,

Neler söylemezlerdi neler?

Eskiler, eskiler olmasaydı olur muydu şimdilerde yeniler…

Kalmamış eski sohbetler, kapalı kutulara bakar insanlar,

Tarlalardan öte geçmez olmuş şakıyan kuşlar.

Büyümüş de küçülmüş çocuklar,

Çocuklar sıcacıklar, ışık saçacaklar..tarlalarda koşacaklar..

 

Eskilerden miras kalmış, kimine suratlar,

Değişmiş biraz simalar..

Çocuklar, çocuklar, kimi delikanlılar, kimi genç kızlar..

Kimileri dedelerine benzer, kimileri ninelerine..

Hatırlamak zor geldi…

Ses tonundan bir benzerlik oldu..Hatırladı bir de sordu..

Yorgun yürek buruk, buruk oldu..Hatırladı bu kimin torunuydu?

 

Merhaba memleketim Şebinkarahisar..

 

Dönüşümde yazılacak sözler, şimdiden beni bekler..

Yazılanda, çizilende anlatır çok şeyler..

Döner bu dünya döner..Sağ olan ömürde neler görer..

 

 http://guvengurbuz.azbuz.com/videosHome.jsp "

 

  

 

http://www.haberx.com/w/101409/bizim-memleket-rahmet-ve-bereket.htm

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.4

Son Güncelleme ( Salı, 17 Haziran 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
Anket
Şebin Haber Portalını Beğendiniz mi?
 
Eğribel'e Tünel Yapılmalı mı?
 
Rastgele Resim
Kimler Online
Şuanda 6 misafir bağlı
IP Bağlantı Sayısı
Bugün474
Toplam112176
15 Kasım 2006 dan sonra